TDK Başkanın'dan dil uyarısı: İnovasyon değil yenileşme
21 Ocak 2011 - 12:06
Türk Dil Kurumu (TDK) Başkanı Prof. Dr. Haluk Şükrü Akalın, "Yayımlarda, yabancı kökenli terimler yerine Türkçesinin kullanılması, halk arasında yaygınlaşmasını sağlayacaktır" dedi.
Akalın, bir etkinliğekatılmak üzere geldiği Adana’da, TDK’nın bilim dalları ve teknolojideki gelişmelere, yeni kavramlara ve terimlere karşılık bulma çalışmasını ara vermeden sürdürdüğünü kaydetti.
Son yıllarda bilim veteknolojideki hızlı gelişime dikkati çeken Akalın, "Ortaçağ’da bilgiler 100 yılda bir ikiye katlanırken, şimdi 2-3 ayda bir ikiye katlanıyor. Bu elbette Türkçe’de yabancı kökenli sözcüklerin kullanım oranına da yansıyor. Bu konuda sürekli çalışan gruplarımız var. Sağlık, tıp, ekonomi ve uluslararası ilişkiler terimleri alanlarında ve gündelik hayatta kullanılan pek çok sözcük için Türkçe karşılık türeten kurullarımız mevcut" dedi.
Kurulların en az 5 üniversiteden akademisyenlerin dekatılımıyla oluşturulduğunu vurgulayan Akalın, şöyle devam etti:
"Ancak, bunların kamuoyuna yansıması, kitle iletişim araçlarında sözkonusu terimlerin kullanılmasıyla mümkün. Yayımlarda, yabancı kökenli terimler yerine Türkçesinin kullanılması, halk arasında yaygınlaşmasını sağlayacaktır. Böylelikle, örneğin bir yabancı kökenli bankacılık ya da borsa teriminin yerine Türkçe kökenli terim kullanılırsa, halk arasında Türkçesi yerleşecektir.
’Parite’ diye bir sözcük yıllardır kullanılıyor. Ama sokakta bir kişiye nedir diye sorsanız, hiç bir şey söyleyemez. Ancak, ’değerdeşlik’ diye, ’iki farklı para birimini ortak olarak buluştukları değer’ şeklinde anlattığımızda, bu daha açık ve anlaşılır olabiliyor."
-MEDYAYA DÜŞEN GÖREV-
Yabancı kökenli kelimelerin Türkçe karşılıklarının yaygınlaştırılmasında en büyük görevin kitle iletişimaraçlarına düştüğünü belirten Akalın, özellikle TV ve radyo kanallarının bu konuda duyarlı olmaları gerektiğini kaydetti.
Bu konuda kurumların devlet ya da özel kanal olmasının öneminin bulunmadığını ifade eden Akalın, "Bu kurumlar, Türkçe ile yayın yaptıkları, dilehizmet ettikleri ve bir bakıma dilden para kazandıkları için, konuya özen göstermelidir. Yayınlarda yabancı kökenli terimler yerine Türkçesi kullanılırsa, halk benimseyecektir. Çünkü günümüzde radyo ve TV’lerin dili, okulda Türkçe derslerinde öğretilen kurallardan daha etkin konuma geldi" dedi.
-SÖZCÜK AKTARIMINDAKİ AKSAKLIKLAR VE AYDINLAR-
Türkçe’nin eklemeli bir dil olduğu için yabancı kökenli kelimelerin kullanımında bazı sakıncalar ortaya çıktığını vurgulayan Akalın, şöyle devam etti:
"İngilizce kökenli kelime, İngilizce’de nasıl yazılıyorsa, olduğu gibi yazılıyor. Türkçe ek geldiğinde de İngilizce söylenişe göre getiriliyor. Böylece çok tuhaf bir durum ortaya çıkıyor. Buna ’landinde’ kelimesini örnek verebiliriz. ’land’ (arazi) diye yazılıyor, ama ’lend’ diye okunuyor. Ek geldiğinde de ’landinde’ diye tuhaf bir yazılış ortaya çıkıyor. ’Word’ diye yazılıyor, sonuna ’ün’ ekleniyor. Bunu nasıl okuyacağız?
Türkçe’nin yazılışını altüst eden uygulamalar var. Yapılması gereken, Türkçe karşılıkların kullanılmasıdır.
Daha çok aydın kesimde görülen bir durum da sözkonusu . İngilizce bir sözcüğü kullanmak istediğimizde, onu ’Fransızcalaştırarak Türkçeleştirdiğimizi’ zannediyoruz. Örnek olarak, ’innovation’ sözcüğünü İngilizce’den aldık. Ama onu Fransızcalaştırıp ’inovasyon’ yapıyoruz. İngilizce’deki gibi ’inoveyşın’ diye kullanmıyoruz. Doğrusu, kurulumuzun ’yenileşmek’ten türettiği ’yenileşim’ kelimesi olmalı."
Kaynak : http://www.posta.com.tr/turkiye/HaberDetay/TDK_Baskani_dan_dil_uyarisi__Inovasyon_degil_yenilesme.htm?ArticleID=58214
Akalın, bir etkinliğe
Son yıllarda bilim ve
Kurulların en az 5 üniversiteden akademisyenlerin de
"Ancak, bunların kamuoyuna yansıması, kitle iletişim araçlarında söz
’Parite’ diye bir sözcük yıllardır kullanılıyor. Ama sokakta bir kişiye nedir diye sorsanız, hiç bir şey söyleyemez. Ancak, ’değerdeşlik’ diye, ’iki farklı para birimini ortak olarak buluştukları değer’ şeklinde anlattığımızda, bu daha açık ve anlaşılır olabiliyor."
-MEDYAYA DÜŞEN GÖREV-
Yabancı kökenli kelimelerin Türkçe karşılıklarının yaygınlaştırılmasında en büyük görevin kitle iletişim
Bu konuda kurumların devlet ya da özel kanal olmasının öneminin bulunmadığını ifade eden Akalın, "Bu kurumlar, Türkçe ile yayın yaptıkları, dile
-SÖZCÜK AKTARIMINDAKİ AKSAKLIKLAR VE AYDINLAR-
Türkçe’nin eklemeli bir dil olduğu için yabancı kökenli kelimelerin kullanımında bazı sakıncalar ortaya çıktığını vurgulayan Akalın, şöyle devam etti:
"İngilizce kökenli kelime, İngilizce’de nasıl yazılıyorsa, olduğu gibi yazılıyor. Türkçe ek geldiğinde de İngilizce söylenişe göre getiriliyor. Böylece çok tuhaf bir durum ortaya çıkıyor. Buna ’landinde’ kelimesini örnek verebiliriz. ’land’ (arazi) diye yazılıyor, ama ’lend’ diye okunuyor. Ek geldiğinde de ’landinde’ diye tuhaf bir yazılış ortaya çıkıyor. ’Word’ diye yazılıyor, sonuna ’ün’ ekleniyor. Bunu nasıl okuyacağız?
Türkçe’nin yazılışını altüst eden uygulamalar var. Yapılması gereken, Türkçe karşılıkların kullanılmasıdır.
Daha çok aydın kesimde görülen bir durum da söz
Kaynak : http://www.posta.com.tr/turkiye/HaberDetay/TDK_Baskani_dan_dil_uyarisi__Inovasyon_degil_yenilesme.htm?ArticleID=58214
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder